My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Hekimler Talep ve Sorunlarını Bakan Memişoğlu’na Sundu

Hekimler Talep ve Sorunlarını Bakan Memişoğlu’na Sundu

admin admin -
6 0

Hekimler Talep ve Sorunlarını Bakan Memişoğlu’na Sundu

Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi yöneticilerini makamında kabul etti. Hekimler, sorun ve taleplerini 13 başlıkta Bakan Memişoğlu’na aktardı.

TTB’nin özellikle sağlıkta her geçen gün artan şiddet ve yüksek tazminatlara ulaşan malpraktis davaları hakkında düzenlelme istediği öğrenildi. Görüşmede uzmanlık eğitiminin niteliği, nöbet ücretleri ve nöbet ertesi izin hakkı, psikososyal destek, sağlıkta şiddet, hekimlerin mesleki özerkliği ve hukuki güvenceleri ile emekli hekimlerin hakları başta olmak üzere 13 başlıkta hazırlanan görüş ve çözüm önerileri yazılı bir dosya hâlinde Bakanlığa sunuldu, başlıklar ayrıca sözlü olarak ele alındı.

Görüşmeye TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Pınar Saip, Genel Sekreter Dr. Ali Karakoç ile Merkez Konseyi üyeleri Dr. Naki Bulut, Dr. Tahsin Çınar, Dr. Hakan Erkan Pehlivan ve Dr. İrem Yıldız katıldı. Bakanlık adına Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Hasan Basri Velioğlu da görüşmede yer aldı. TTB, dosyanın Anayasa’nın 135. maddesi ve 6023 sayılı Kanun’un verdiği kamusal sorumluluk çerçevesinde hazırlandığını; başlıkların ayrı ayrı hukuki ve idari sorunlara işaret etmekle birlikte sağlık hizmetinin niteliği, hekimlerin mesleki özerkliği, hasta hakları ve toplum sağlığı ekseninde bütünlüklü bir değerlendirmenin ürünü olduğunu vurguladı.

Hekimlerin etik denetiminde hukuki boşluk giderilmeli

Anayasa Mahkemesi’nin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 39. maddesini iptal etmesinin ardından ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesi ve hekimlik mesleğinin etik denetiminin etkin biçimde sürdürülebilmesi için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerektiği iletildi. Hukuki boşluk nedeniyle onur kurullarında 1794 dosyanın bekletildiği ve bu sayının her geçen gün arttığı söylendi. TTB, Bakanlık ile yürütülen ortak görüşmeler sonucunda son hali verilen düzenleme taslağının dosya ekinde sunulduğunu belirtti.

Malpraktis yargılamaları ve yüksek tutarlı tazminat davaları

Hekimlerin yüksek tutarlı tazminat ve ceza davalarıyla karşı karşıya kalmasının mesleki özerklik ve hasta güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtildi. Özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin tazminat davalarında daha korunmasız oldukları, yapılacak düzenlemelerle hekimlerin yasal güvencelere kavuşturulması gerektiği iletildi.

Emekli hekimlerin hakları

Emekli hekimlerin aylıklarının; aldıkları eğitim, çalışma koşulları ve üstlendikleri sorumlulukla orantısız biçimde düşük kaldığı, 7146 ve 7411 sayılı düzenlemelerle bazı emekli hekimlere ilave ödeme yapılmış olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun’un 4/a ve 4/b bentleri kapsamında emekli olanların bu haktan yararlandırılmadığı belirtildi. TTB; tüm emekli hekimlerin aylıklarının artırılmasını, kapsam dışında kalanlara da ilave ödeme yapılmasını, emeklilik sonrasında çalışmaya devam eden hekimlerin ilave ödemeden yararlanmasını engelleyen düzenlemenin kaldırılmasını ve makam tazminatı nedeniyle ilave ödeme alamayan hekimlerin mağduriyetinin giderilmesini talep etti. Görüşmede ayrıca Sağlık Bakanlığı’na ait boş binaların “hekim yaşam evi” olarak değerlendirilmesi önerildi.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında ise, mesleki güvenceyi ortadan kaldıran bu uygulamalara son verilmesi, kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunmayan kişilere ait soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin atama süreçlerinde hekimlerin aleyhine kullanılmaması; süreçlerin masumiyet karinesi, hukuki güvenlik, ölçülülük ve yargısal denetim ilkelerine uygun yürütülmesi istendi.

Sezaryen uygulamaları ve mesleki özerklik

TTB, sezaryen oranlarının tek başına hekimlerin mesleki yeterliliğini değerlendirme ölçütü olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti. Kadınların doğum yöntemi konusunda karar verme hakkı ile hekimlerin bilimsel ve mesleki özerkliğinin birlikte korunması gerektiği vurgulanarak, sezaryen oranlarını azaltmaya yönelik politikaların cezalandırıcı bir yaklaşımla değil, bilimsel veriler ve sağlık sisteminin yapısal koşulları dikkate alınarak yürütülmesi önerildi.

Uzmanlık eğitimi hizmet üretimine feda edilmemeli

Görüşmenin ilk başlığını uzmanlık eğitiminin niteliği oluşturdu. TTB, uzmanlık öğrencisi bakımından hizmet üretiminin eğitimin aracı olması gerekirken uygulamada bu ilişkinin tersine döndüğünü aktardı. Seminer, makale saati ve olgu tartışması gibi etkinliklerin öğle aralarına ya da mesai sonrasına sıkıştırıldığı; asistan hekimlerin mevzuata rağmen eğitici gözetimi olmaksızın tek başına hasta baktığı; eğitim karnelerinin fiilen yapılan uygulamalarla ilişkilendirilmeksizin doldurulduğu, iş yükü nedeniyle zorunlu tez dışında hiçbir bilimsel yayın üretmeden uzmanlığını tamamlayan hekim sayısının yükseldiği ve bilimsel toplantı izinlerinin hizmet gerekçesiyle reddedildiği belirtildi. TTB bu kapsamda; hizmet planlamasından muaf tutulan haftalık korumalı bir eğitim ve araştırma zamanı tanımlanmasını, eğitici gözetiminin fiilen sağlanarak eğitici başına düşen uzmanlık öğrencisi sayısına üst sınır getirilmesini, eğitim karnesinin gerçek uygulama verisine dayandırılmasını, portföy ve standart yetersizliği saptanan programlara kontenjan verilmemesi kuralının işletilmesini, bilimsel toplantı izinlerinin güvence altına alınmasını ve uzmanlık öğrencisi değerlendirmelerinin anonim olarak toplanmasını talep etti.

Nöbet ücretlerinde Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalı

Nöbet ücretlerinin, hekimin kendi ücretinden bağımsız olarak 657 sayılı Kanun’un Ek 33. maddesindeki sabit gösterge üzerinden hesaplandığı ve emekliliğe esas kazanca dahil edilmediği hatırlatıldı. Azami olarak ayda sekiz nöbetle 128 saat ek çalışan bir asistan hekimin brüt nöbet ücretinin 2026 yılı brüt asgari ücretinin altında kaldığı; nöbet ertesi izin nedeniyle yapılan kesintiyle saatlik ücretin 119,03 TL’ye düştüğü belirtildi. TTB, Anayasa Mahkemesi’nin 26 Kasım 2025 tarihli kararında nöbet ücretlerindeki ödeme tavanını angarya yasağına aykırı bularak iptal ettiğini hatırlattı. Nöbet ücretinin saatlik ücretin en az yüzde 50 fazlası üzerinden hesaplanması, emekliliğe esas kazanca dâhil edilmesi, tüm nöbet saatlerinin ücretlendirilmesi, gece çalışması artırımının geriye dönük uygulanması ve asistan hekimlerin nöbet ücretlerinin uzman tabip göstergesi üzerinden hesaplanması talep edildi.

Nöbet ertesi izin hakkı fiilen kullandırılmalı

Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde gece nöbeti tutan uzmanlık öğrencilerinin ertesi gün sağlık hizmeti sunumunda görev almayacağı açıkça düzenlenmiş olmasına karşın, çok sayıda klinikte nöbet sonrası kesintisiz çalışmanın sürdüğü belirtildi. TTB; nöbet sayısı ve nöbet ertesi izin kullanımının denetim formu ile özdeğerlendirme raporlarının zorunlu başlığı hâline getirilmesini, Uzmanlık Eğitimi Takip Sistemi’ne bu amaçla bir modül eklenmesini, yaptırım sürecinin fiilen işletilerek sonuçlarının yıllık olarak paylaşılmasını, asistan hekimler için kimliği korunan bir bildirim mekanizması kurulmasını ve hakkın uygulanamadığı kliniklerde kadro planlamasının gözden geçirilmesini istedi.

Kurumdan bağımsız ve mahremiyeti gözeten bir psikososyal destek sağlanmalı

Hekimlerin ağır çalışma koşullarının yol açtığı tükenmişliğin bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna dikkat çeken TTB, bugün hekimlerin doğrudan başvurabileceği, çalıştıkları kurumdan bağımsız ve mahremiyetin güvence altına alındığı bir psikososyal destek yapısının bulunmadığını belirtti. İlk başvuru noktasının çoğunlukla hekimin kendi kurumunun psikiyatri kliniği olması nedeniyle, kayıtların idari süreçlerde kullanılması kaygısının başvuruyu fiilen engellediği ifade edildi. Dosya ekinde sunulan Genç Hekim İntiharları Çalıştayı Raporu doğrultusunda; İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde ancak hekimin görev yaptığı tesisten bağımsız, amir onayı aranmaksızın başvurulabilen ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamında finanse edilen bir birimin pilot uygulamayla kurulması, tedavi bilgilerinin idari süreçlerde kullanılamayacağının mevzuatla güvence altına alınması ve profesyonel bir destek hattı oluşturulması talep edildi. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı ile Türk Tabipleri Birliği’nin intiharı önleme ve tükenmişliğe karşı mücadele konusunda karşılıklı olarak ortak program oluşturması gerektiği belirtildi.

Sağlık çalışanlarına yönelik kapsamlı bir şiddet yasası çıkarılmalı

Sağlık hizmeti sunumunun giderek artan bir çatışma ortamına dönüştüğüne dikkat çeken TTB, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik TBMM’ye sunduğu tasarının bir an önce yasalaşması ile caydırıcı ve koruyucu düzenlemeler içeren kapsamlı yasal düzenlemelerin yapılmasını istedi. Dosyada, Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında somut madde önerilerine yer verildi.

Sınır dışı görevlendirmelerde düzenlemeye gidilmeli

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır dışı karakol, tabur ve birliklerinde ilk müdahaleyi yapmak üzere görevlendirilen hekimlerin çatışma alanlarında sağlık hizmeti sunulmasına yönelik özel bir eğitim almadığına dikkat çekildi. Görevlendirmelerin hem süre hem de muvafakat açısından mevzuata uygun yürütülmediği belirtilerek, hekimlerin yaşam hakkını riske atan bu uygulama bakımından gerekli düzenlemelerin yapılması istendi.

Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin yeşil pasaport hakkı tanınmalı

TTB ayrıca özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin objektif kriterler ve hizmet süresi esas alınarak hususi damgalı pasaport hakkından yararlandırılmasını talep etti.

Sağlıkta Haklar ve İletişim Yönetmeliği taslağı çalışmalarında etkin katılım sağlanmalı

Sağlıkta Haklar ve İletişim Yönetmeliği taslağı hakkında TTB’den görüş istendiği ve görüşün yazılı olarak ilgili birime sunulduğu hatırlatıldı. TTB, hasta haklarının yalnızca iletişim süreçleriyle sınırlı olmayan; gerçek anlamda aydınlatılmış onamı, hasta özerkliğini, mahremiyeti ve kırılgan grupların haklarını güvence altına alan hak temelli bir anlayışla düzenlenmesi ve bu süreçte TTB’nin daha etkin biçimde yer alması gerektiğini belirtti.

Bakanlık ile TTB arasında etkin diyalog sürdürülmeli

TTB Merkez Konseyi, görüşmede iletilen taleplerin hayata geçirilmesi için Sağlık Bakanlığı ile diyaloğun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Hekimlerin daha güvenli, güvenceli ve nitelikli koşullarda çalışmasının, sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması bakımından temel bir gereklilik olduğu ifade edildi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir